5 Şubat 2013 Salı

ah babacığım, bizim büyük yanılgılı hayatlarımızda şiyirlerin yeri ne de yakışıklı... bir bardak çayı sıcacık odada yudumlarken kış geceleri, uzun kış geceleri boyunca yani, bütün yazılanları içime sokup öylece toprağa uzanmak diliyorum hep. şiyirler ve topraksa sen demek sanki, bu fena.
içimde kış hüzünleri... senin diktiğin elma ağaçları bahçeden bana bakıyorlar. (bizim heybetli dut ağacı, senin o koca yapraklar olmadan bir hiç olduğunu bilememişim bu arada, yine de saygılarımı sunarım sana, pek hoşsun...)
onlar öylece beni izlerken sırtımı kalorifer peteğine yaslayıp bütün olanlara da sırtımı çevirmek istiyorum hep, ağaçlara, senin diktiğin o ağaçlara, ellerinle aşıladıklarına özellikle.
sonra ellerin, en son öptüğümden bu yana yoklar pek. çürüyorlarmış diyolar ancak bence babaların dokulmazlığı var şu hayatta ve dahi sonsuzlukta, biri insanlara bunu söylemeli.
şunu dinliyorum, dinlediklerimi çok severdin, beraber ritim tutuyoruz parmaklarımızla:
 
hastane odaları var baba, biz hep genciz ve ölmek yaşayanların işi değil, bilemiyorum dedem ve babaannem de pek mantıklı işler yapmadılar, sence de öyle değil mi?

annem şu yazdıklarımı okusa kızar bana, haklı da, sen evimizde bir tabusun artık. diyor ki "bırakıp gitmeseydi o da, her şeyde acele etmek zorunda mıydı?" sesi titremese inanacağım ona. bir de sana hala aşık, eski kafa, söylemeye utanır elbet.
hani hastanede "meral sen beni bu kadar seviyor muydun yahu" demiştin gülerek, nasıl sinirlenmişti sana.
baba hala gülerek anıyoruz her hatıranı. bıyıkların en yakıştığı gülüşünden başka bir şey yok ki aklımda.
bir de çok garip, ne zaman bir dönüm noktasına gelsem rüyalarımdasın, sen onay verince ben daha rahat adımlar atıyorum hayatta, lütfen hep yanımda ol...
sayende ölüm de korkutmuyor, bunu bir tek sana itiraf ediyorum. diyorum ki "babam beni orada da koruyup kollar, neden çekineceğim ki?
bütün babalar gittiklerinde aynı hissi yaratıyor mu bilmiyorum ama sen başka türlü olamazdın bence, sanki yaşıyormuşsun da bilmediğim diyarların seyyahı olmuşsun gibi... bunu tamamlamak çok zor, görüşmek üzere canım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder