şiirleri erkekler yazar, erkekler okur ve kadınlar... kadınlar üzerlerine alınırmış oysa ki, bu adam niçin böyleymiş?
kadın pencerenin önündeki divandan kalkıvermiş usulca. baharmış ve kadının çiçekli eteği varmış, çıplak ayakları... dağınık kütüphanesinden şiir kitaplarına bakınmış. tek tek okşamaya varınca... o zaman geçmiş baharda adama okuduğu şiir kitaplarının hepsinin sararıp solduklarını farketmiş. "neden böylesiniz?" demiş içlerinde en sevdiği "sevda sözlerin"e, o sırada saçlarını kulağının arkasına alan elsa'ya gözleri takılmış. aragorn'un yalnızlığı ve kadının güzelliği içitini acıtmış.
adam kadınını izliyormuş merakla. bir william sone shekespeare olsa... istemiş ama bahar demiştik, güz yaprağı değil... vazgeçmiş.
kadın'a, "özel" sessizce fısıldamış "bahar da sürgülenir içime katranlarla da." kadın kirpikli gözlerini kapamış, pencereden içeri akasya kokusu sızmış, akasyanın çiçeklerindeki özsuyu içmiş o da, ne güzelmiş.
adam kadınını izliyormuş merakla. "bil çünkü kaç tas içtik lethe'den" içinden düşen ölümlerini düşünmüş kadının. küçük bir kadın ve büyük bir hayat... "tanrım bana onu sonsuza dek ver, sana sonsuza tek tapacağıma söz veriyorum" anlaşmayı dilemiş, büyük melekler duymuş bu isteği, iletmişler O'na...
kadın solgun yüzlü şiir kitaplarına anlam vermekte yalnızmış, sevmekte kalabalık ve anlamakta bilisiz.
oysa sadece yalnızlıkmış şiirlerin ve şairlerinin tasası ve hiç umut yokmuş artık kadının yalnız olacağına ve onları bir yalnızın sahiplenmesiyle sahiplenebileceğine. kadının etekleri uçuşuyormuş, kadın sevgiyi, katıksızca ve yalansız içiyormuş, kadın artık kesinkes onların olmadığını teninin kokusundan belli ediyormuş.
kadın aşkı selülözden değil gerçek birer dudaktan içiyorsaymış ve bunun bir gün bitip kendilerine döneceği ümidini vermiyor oluşunu seziyorsalarmış neden eskisi gibi canlı kalabilirlermiş ki. özlerindeki hazan yaprakları sararıp soluvermiş.
adama bir tek sappho kalmış okunacak. sappho'nun ise umrunda bile değilmiş olanlar ve sırtını dönüp uyumuş.
kadın elleri boş geri dönmüş divanına. batan güneşi ve doğacak bebeklerini okumuşlar. yaşam usulsüz bir dizi şeyden mütevellitmiş ama güzel olan şeyleri sevmeyi bilmek, şiir buymuş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder