16 Haziran 2010 Çarşamba

yalnızlığım benim, sidikli kontesim

üstelik bir de saçlarımı kurutup "ne kadar güzel saçların var, ipek gibi" dedi.

kendimi o masumiyetin içinde çok huzurlu hissettim.

saçları ipek kadar yumuşak olan küçük bir kız çocuğu.

saçlarını hala annesinin kuruttuğu küçük bir kız çocuğu.

uyandığımda kendimi o çocukluk yatağımda bulmayı arzuluyorum hep.

hani öğretmenimin "altın küpelerle okula gelmiyorsunuz!" diye azar çektiği günün ertesinde, uyandığımda yatağımda anneannemin aldığı altın top küpeleri bulamayışımı, ağlayışımı. o günleri bile...

çocukluğa özlem duymayı onca basit gördüğüm zamanları düşünüyorum da, sanırım mutluymuşum o zamanlar.

şimdi mutsuz muyum peki?

bilmiyorum. emin olabildiğim bir olgu değil bu. bazen düşünekalıyorum, "mutsuz olmak için sebebim var mı?" diye.

o sebebi bulamayıp yine de mutsuz olmak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder