üstelik bir de saçlarımı kurutup "ne kadar güzel saçların var, ipek gibi" dedi.
kendimi o masumiyetin içinde çok huzurlu hissettim.
saçları ipek kadar yumuşak olan küçük bir kız çocuğu.
saçlarını hala annesinin kuruttuğu küçük bir kız çocuğu.
uyandığımda kendimi o çocukluk yatağımda bulmayı arzuluyorum hep.
hani öğretmenimin "altın küpelerle okula gelmiyorsunuz!" diye azar çektiği günün ertesinde, uyandığımda yatağımda anneannemin aldığı altın top küpeleri bulamayışımı, ağlayışımı. o günleri bile...
çocukluğa özlem duymayı onca basit gördüğüm zamanları düşünüyorum da, sanırım mutluymuşum o zamanlar.
şimdi mutsuz muyum peki?
bilmiyorum. emin olabildiğim bir olgu değil bu. bazen düşünekalıyorum, "mutsuz olmak için sebebim var mı?" diye.
o sebebi bulamayıp yine de mutsuz olmak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder